Eğitim Öğretim Bilgi arşivi
Türkçe Ders notları
Aliterasyon
7 Mar
Aliterasyon (Ses Yinelemesi) Bir şiirde ya da düzyazıda ahenk yaratmak amacıyla aynı ses ya da hecenin yinelenmesine aliterasyon denir.
ÖRNEKLER
* “Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında.”
* “cinayeti kör bir kayıkçı gördü ben gördüm kulaklarım gördü vapur kudurdu, kuduz gibi böğürdü hiçbiriniz orda yoktunuz.”
* “Salkım salkım tan yelleri estiğinde Sakallı bozaç turgay sayradıkça ”
* “Dest bûsı arzûsiyle ölürsem dostlar Kûze eylen toprağım sunun anınla yâre su” ( Fuzuli )
* “Sev seni seveni hâk ile yeksân ise Sevme seni sevmeyeni Mısır’a sultân ise”
* “Eylülde melûl oldu gönül soldu da lâle Bir kâküle meyletti gönül geldi bu hâle”
* Seherlerde seyre koyuldum semayı, deryayı. (Tevfik Fikret More >
Seci (İç Kafiye)
7 Mar
Seci (İç Kafiye) : Cümlelerin ya da bir cümle içinde birden çok sözcüğün sonlarındaki ses benzerliğine seci denir. Seci, nesirde kullanılan uyak olarak da tanımlanabilir. Özellikle Divan nesrinde secili anlatım bir amaç sayılmıştır.
Örnekler:
* “Ey gözlerin nuru, gönüllerin sürûru; başımızın tâcı,dil ehlinin mîrâcı ”
* “İlâhi her neyi gülzâr ettinse anı ittim,ilâhi elime her ne sundunsa anı tuttum; ilâhi gönlüm oduna ne yaktınsa o tüter, ilâhi vücudum bahçesine ne diktinse o biter.”
* “İlâhi, kabul senden, ret senden; şifa senden, dert senden. İlâhi, iman verdin, daim eyle; ihsan verdin, kaim eyle.” ÖYS
* “Dost yolunda nistlik gerek, yâr önünde pestlik gerek; ten cübbesi çâk More >
Tekrir (Yineleme)
7 Mar
Tekrir (Yineleme): Sözün etkisi güçlendirmek için sözcük ya da söz grubunu yineleme sanatıdır.
Örnekler:
“Ey varlığı varı var eden var ! Yok yok sana yok demek ne düşvar.”
“Kimsesizim kimsem yoktur herkesin var kimsesi Kimsesiz kaldım meded kıl kimsesizler kimsesi.”
“Kapalı Çarşı içinde kapalı rüya çarşıları Kapalı Çarşı içinde öfke ve af çarşıları.”
“Bu yağmur.Bu yağmur.Bu kıldan ince Öpüşten yumuşak yağan bu yağmur Bu yağmur.Bu yağmur.Bir gün dinince Aynalar yüzümüzü tanımaz olur.”
“Hepsi gider, bu kubbede kalacak Âşık sesi, şair sesi, er sesi Bizi bundan sonra sarıp alacak Tanrı sesi, sanat sesi, yâr sesi”
“Kaldırımlar, ıztırap çekenlerin annesi, Kaldırımlar, içinde yaşamış bir insandır. Kaldırımlar, duyulur ses kesilince More >
Telmih (Hatırlatma)
7 Mar
Telmih nedir? Söz sırasında, herkesçe bilinen bir olayı geçmişteki bir olaya ,ünlü bir kişiye, bir inanca. işaret etmeye, onu anımsatmaya telmih denir.
Çağrışıma dayanan bu sanatta anımsatılan şey uzun uzadıya açıklanmayıp bir iki sözcükle ifade edilir.Telmihte, anlatılan duygu ile işaret edilen olay arasında gizli bir benzetme söz konusudur.
ÖRNEKLER
“İnsanız, en şerefli mahlukuz Deyip de pek fazla övünmemiz haksız Atamız elma çaldı cennetten Biz o hırsızların çocuklarıyız.”
Şair, “Atamız elma çaldı cennetten” dizesiyle okuyucuya Adem ile Havva’nın cennetten kovulmasına neden olan olayı anımsatmakta ve telmih sanatına başvurmaktadır.
“Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i Bedr’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi.”
Şair, Çanakkale şehitleri için yazdığı bu More >
Tezat (Karşıtlık)
7 Mar
Tezat (Karşıtlık) : İki karşıt düşüncenin bir arada söylenmesidir. Ancak “Gece uyurum, gündüz çalışırım.” demekle tezat sanatı olmaz. Gece ile gündüz zıt iki kavramdır,düşünce değildir. Oysa tezat, kavramların zıtlığında değil, düşüncenin zıtlığındadır.
ÖRNEK
“Meyhâne mukassi görünür taşradan ammâ Bir başka ferah başka letâfet var içinde”
Nedim’in bu beytinde meyhanenin hem sıkıntılı hem de ferah ve latif olduğu söyleniyor.Akla ve mantığa uygun bir şekilde, bir varlığın birbirine zıt özellikleri bir arada söylenmiş oluyor.
Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz.
1- “Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz.” 2- “Karlar etrafı beyaz bir karanlığa gömdü Kar değil gökyüzünde yağan beyaz ölümdü.” 3- “Ben de gördüm güneşin doğarken battığını Esrarlı bir bakışın gönlü kapattığını.” More >
Mübalağa (Abartma)
7 Mar
Mübalağa (Abartma) : Bir özelliğin ya da durumun olduğundan daha çok gösterilmesidir.
Abartmanın oluşması için, söz konusu özelliğin, mantığın sınırlarını zorlayacak biçimde büyütülmesi gerekir. Böylece mecaz da oluşur.
Örnekler:
“Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer”
Bu dizelerde “atalarının gökten inerek, şehit olan askerlerin alnını öpmesi ” istenmektedir. Şair bunun gerçekleşmesinin olanaksız ol duğunu bildiği halde sözün etkisini artırmak için abartmaya gitmiştir.
“Bir gün doludizgin boşanan atlarımızla Yerden yedi kat Arş’a kanatlandık o hızla “
Akıncıların atları öyle hızlı koşmaktadır ki hızlarını alamazlar ve binicileriyle yerden yedi kat Arş’a yükselirler.Burada olmayacak bir durumun anlatımı vardır.
Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz. 1- More >
Tariz (İğneleme)
7 Mar
TARİZ ( DOKUNDURMA / SİTEM / İĞNELEME ): Sözcük anlamıyla dokundurma”,”taşlama”,”taş atma” demektir.Terim olarak; bir sözün görünürdeki anlamının tam tersi amaçlanarak kullanılmasıyla gerçekleştirilen mecazlı anlatımdır. Kinayedekinden daha keskin alay ve eleştiri içerir. Yazıda tariz, bazen parantez içerisinde ünlem ( ! ) işaretiyle belli edilir.
ÖRNEKLER
* “Bazı sevgili dostlarımın ( ! ) benim için karpuz kabuklarının en kayganlarını hazırladıklarını biliyorum.”
* “Adamınız,Allah için, gerçekten ustaymış; onun eli değeli bizim makine kararsızlığı bıraktı; artık hiç çalışmıyor.”
* “Kefil olduğunuz gece bekçisi hakikaten güvenilir çıktı; üç gün sonra bizim kasayı yüklenip kayboldu.”
* “Benim oğlum çok cesurdur canım,horozdan korktuğuna bakmayın.”
* “Çayın nefis olmuş,kabak suyu gibi.”
UYARI
Dokundurmaca anlamını çözebilmek için, More >
Kinaye (Değinmece
7 Mar
Kinaye (Değinmece) :Bir sözün, benzetme amacı güdülmeden, hem gerçek hem de mecaz anlamını düşündürecek biçimde kullanılmasına kinaye denir.
Kinayede asıl kastedilen, mecaz anlamdır. Kinayeden;karşıdakini incitmeden iğnelemede,hafif ve zarif biçimde alaya almada yararlanılır.
Deyim ve atasözlerimizde kinayeye çok rastlanır.
Örnekler:
* “Arkadaşın dayısı güçlüdür, halleder.”
* “Bırak onu, burnu büyük adamdan hayır gelmez.”
* “Çocukların velvelesi, herkesi ayağa kaldırdı.”
* “Çok zahmet çektik, sonunda ayağımız düze bastı.”
* “Ne yapsın, ayağı kaydı bir kere.”
* “Böyle yürürseniz mahalleye yatsıya varırsınız.”
* “Bu taşı bize dostumuz atıyorsa durup düşünmemiz gerekir.”
* “Eh,bu hızla gidersek, okula belki yarın sabah varırız.” ÖSS
* “Ey benim sarı tamburam Sen ne için inilersin -İçim oyuk derdim büyük Ben More >
İntak (Konuşturma)
7 Mar
İntak:İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıkları konuşturma sanatıdır. Konuşturma,kişileştirmeden sonra gelir.Varlık önce kişileştirilir, gerekirse konuşturulur.
Örnekler:
*”Ben bir ayrıkotuyum Ne buğday amcam,ne pirinç dayım Mısırla akraba bile değilim. Bir yeşermeye göreyim: Kızmasınlar halim duman Canıma kastederler yapabilseler Ama nafile kurumam.” Ayrıkotu konuşturulmuştur.
* “Benim adım dertli dolap / Suyum akar yalap yalap / Böyle emreylemiş Çalap (Tanrı) / Derdim vardır inilerim.”
* “Adam elini uzattı;tam onu koparacağı sırada,mor menekşe:’Bana dokunma!’ diye bağırdı.”
* “Küçük bir çeşmeyim yurdumun / Unutulmuş bir dağında / Hiç kesilmeyecek suyum / Yıldızların aydınlığında /
Boyuna akar dururum.” Verilen parçada “çeşme” insan gibi konuşturuluyor.
* “Akıl ersin,ermesin sevdama Senden yanayım, dedi yeşeren dal More >
Teşhis (Kişileştirme)
7 Mar
İnsana ait özelliklerin insan olmayan varlıklara mal edilmesiyle gerçekleştirilen mecazlı bir anlatım özelliğidir. Bazen benzetme çoğu zaman da kapalı istiare biçiminde gerçekleştirilir.
ÖRNEKLER
“Sevincinden ağlayan,gülen,haykıran rüzgâr Kalplere sevinç,umut ve inanç getiriyor.”
Rüzgâr,insan gibi sevinmekte,sevincinden ağlamakta,gülüp haykır maktadır.Böylece kişileştirme gerçekleştirilmiştir. Kendisine benzetilen”insan” söylenmediği,gülmek,ağlamak,sevinmek,haykırmak gibi insana ait özellikler ‘benzetme yönleri’ belirtildiği için kişileştirme, kapalı istiare biçiminde gerçekleştirilmiştir.
“Rüzgâr,bir insan gibi sevincinden ağlıyor,gülüyor,haykırıyordu.” denirse benzeyen de kendisine benzetilen (insan) de belirtildiği için kişileştirme,benzetme şeklinde gerçekleştirilmiş olur.
“Dağ başını duman almış / Gümüş dere durmaz akar.”
İkinci dizede,insanın ‘ağlama’ özelliği ‘dere’ye aktarılmış,dere kişileştirilmiştir.Aynı zamanda kapalı istiare yapılmıştır.
“Ben öpmeden önce yanaklarını/Varsın teller,tüller,duvaklar öpsün.”
teller,tüller,duvaklar’ kişileştirilmiştir.
“Besbelli her saat artar kederi/Belki de More >