İngilizce Ders notları

WOULD YOU LIKE…? I’D LIKE…

WOULD YOU LIKE…? I’D LIKE…

“Would you like…?” kalıbı bir şey teklif etmek için kullanılır.

Examples;

A: Would you like some tea? (Çay alırmıydınız?) B: No, thank you. (Hayır, teşekkür ederim.) A: Would you like coffee? (Kahve ister misiniz?) B: Oh, no. (Hayır) A: Then, what would you like to drink? (O halde ne içmek istersiniz?) B: Coke, please. (Kola lütfen.)

Örneklerde görüldüğü gibi “would you like” kalıbı nazik bir şekilde birşey teklif ederken kullanılır. İngilizce’de “Do you want” sorusuyla aynı anlamdadır ama daha naziktir.

● “Would you like to…?” kalıbı birisini birşey yapmak için davet ederken kullanılır.

Examples:

Would you like to come to my birthday party? (Benim doğumgünü partime More >

ADJECTIVES (SIFATLAR) COMPARATIVE AND SUPERLATIVE FORMS

ADJECTIVES (SIFATLAR) COMPARATIVE AND SUPERLATIVE FORMS

Sıfatların “comparative” ve “superlative” formları İngilizce’de farklı nesneleri mukayese etmek için kullanılır. Comparative form iki nesne arasında farkları anlatmak için kullanılır. Örnek: New York is more excitin than Seattle (New York Seattle’dan daha heyecanlıdır.)

Superlative form ise üç veya daha fazla şey hakkında konuşurken “en” uzun, “en” kısa gibi ifadelerle bir tanesini ayırmak için kullanılır. Örnek: New York is the most exciting city in the USA (New York Amerika’nın en heyecan verici şehridir.)

Comparative adjective’lerin kullanımıyla ilgili aşağıdaki tabloya bakınız.

Tek heceli sıfatlar;

Sıfatın sonuna “er” ekleyin

Örnek: cheap – cheaper / hot – hotter / high – higher

Örnek cümleler Yesterday was hotter than today. (Dün bugünden daha sıcaktı)

İki, üç More >

FUTURE TENSES (WILL AND GOING TO)

FUTURE TENSES (WILL AND GOING TO) Future Tense Türkçe’deki gelecek zamanın ifadesidir. Türkçe’de olmayan “will” ve “going to” farkları ilk öğrenirken biraz zor gelse de, örneklerle birlikte iyi çalışıldığında gayet basit olduğu görülecektir. WILL” FUTURE TENSE TABLO

“GOING TO” FUTURE TENSE TABLO

USE 1“Will” to offer something (Bir şey teklif etmek için) “Will” often suggests that a speaker will do something voluntarily. A voluntary action is one the speaker offers to do for someone else. (Bir iş gönüllü olarak yapılacağı zaman “will” kullanılır. Bu gönüllü eylem konuşan kişinin karşısındakine yaptığı tekliftir.) EXAMPLES: A: I’m really hungry. (Gerçekten çok açım.) B: I’ll make some sandwiches. (Sana biraz sandviç hazırlıyım.) A: I’m so tired. More >

PRESENT CONTINUOUS

PRESENT CONTINUOUS

Present Continuous Tense Türkçe’deki şimdiki zamanın ifadesidir.

 

Auxiliary Verbs: am/is/are

 

ÖRNEK TABLO

USE 1 Now (Şimdi)

 

Use the Present Continuous with Continuous Verbs to express the idea that something is happening now, at this very moment.

 

(Present Continuous Tense bir şeyin tam şu anda olduğunu veya yapıldığını anlatmak için kullanılır.) EXAMPLES (ÖRNEKLER)

 

You are learning English now. (Şu anda İngilizce öğreniyorsun.)

 

You are not sleeping now. (Şimdi uyumuyorsun.)

 

I am sitting. (Oturuyorum.)

 

I am not standing. (Ayakta durmuyorum.)

 

What are you doing? (Ne yapıyorsun?)

 

Why aren’t you doing your homework? (Niye ödevini yapmıyorsun?) USE 2 Longer Actions in Progress Now (Halen devam eden uzun süreli olaylar)

 

In English, now can mean “this second,” “today,” “this month,” “this year,” More >

PAST CONTINUOUS TENSE

PAST CONTINUOUS TENSE WAS / WERE] + [VERB+ing] Auxiliary verbs: was – were ÖRNEK TABLO EXAMPLES (ÖRNEKLER): I was studying lesson.(Ders çalışıyordum.) She was smoking when I saw her.(Onu gördüğümde sigara içiyordu.) They were drinking tea when I arrived. (Ben vardığımda çay içiyorlardı.) USE 1 Interrupted Action in the Past (Geçmişte yarıda kesilen eylemler) Use the Past Continuous to indicate that a longer action in the past was interrupted. The interruption is usually an action in the Simple Past. Past Continuous Tense geçmişte yarıda kesilen uzun olayları anlatmak için kullanılır. Daha uzun olan eylemi yarıda kesen eylem genelde Simple Past tense ile ifade edilir. EXAMPLES: I was watching TV when she called. (O aradığında televizyon More >

PRESENT PERFECT TENSE

PRESENT PERFECT TENSE

FORM Present Perfect [HAS / HAVE] + [past participle]

 

Türkçe’de böyle bir zaman olmadığı için İngilizce öğrenen Türklerin en çok zorlandıkları zaman Present Perfect Tense’dir. Kuralları hemen öğrenilse de kullanımını iyice özümsemek için bir süre geçmesi gereklidir.

 

EXAMPLES:

 

I have seen that movie many times. (Bu filmi birçok kez seyrettim.)

 

I have never seen that movie. (Bu filmi hiç seyretmedim.) PRESENT PERFECT TENSE” TABLO

USE 1 Unspecified Time Before Now

We use the Present Perfect to say that an action happened at an unspecified time before now. The exact time is not important.

(Present Perfect Tense geçmişte belirsiz bir zamanda yapılmış bir eylemi More >

EDATLAR PREPOSITIONS

PREPOSITIONS

(EDATLAR)

Türkçe ile batı dilleri arasındaki en büyük farklılık edatların kullanımındadır. Türkçe’de edatlar hangi ismi etkilerse o ismin sonrasında gelir. Inglizce’de ise edatlar isimden önce gelirler.

İngilizce’de edatların kullanım yerleri ismin yanıdır. Ama ismi nitelemezler. Çünkü ismi niteleyen sıfatlardır. Tanımından da anlaşılacağı gibi edatlar, tek başlarına kullanılmayan, bir isim ile kullanılp o ismin anlamını tamamlayan kelime gruplarıdır. Edatlar ism ile beraber kullanıldıklarından

Bir cümlede çeviri yaparken edatların etkilediği ismi bulmak problemlidir. Çünkü edatların İngilizce’deki kullanımı Türkçe ile terstir. Edatları basit ve karışık olarak iki grupta inceleyeceğiz.

Basit Edatlar

In: içinde

At: …de, …da

Into: içinde (haraket olduğunda)

On: üzerinde (statik olarak)

Onto: üzerinde (hareketli)

Under: altında

Up: yukarıya, yukarıda

Down: More >

ŞAHIS ZAMİRLERİ SUBJECT PRONOUNS

SUBJECT PRONOUNS

(ŞAHIS ZAMİRLERİ)

İngilizce’de ilk olarak öğrenilmesi gereken temel kelimeler zamirlerdir. Bu kelimeler Türkçe’de olduğu gibi isimlerini yerine kullanılır ve “zamir” diye adlandırılır. Doğadaki her bir nesnenin mutlaka bu zamirler tarafından bir karşılığı vardır. Cümlenin “öznesikonumundabaşta bulunurlar ve cümle içinde başka bir görevleri yoktur, yerleri asla değiştirilemez.

I ……. Ben

You … Sen, Siz

He ……. Erkekler için O

She ……Bayanlar için O

It ……. Cansız ve hayvanlar için O

We …… Biz

They … Onlar

İngilizce cümle yapısını incelediğimizde her zaman Subject (Özne) – Verb (Eylem) – Object (Nesne) ana formülüyle karşılaşırız. Bu formülde zamirler her zaman “S” konumundadır.

EXAMPLES

I am a teacher (Ben bir öğretmenim)

She is ill (O -kız- hastadır).

They are playing football. More >

Cümlenin öğeleri Sentence elements

(Cümlenin Öğeleri)

İngilizce öğrenmek isteyen herkes öncelikle İngilizce cümle yapısını tanımalıdır. Şimdi kısaca cümle ögelerine bir göz atalım. Eğer Türkçe dilbilginizin zayıf olduğunu düşünüyorsanız önce mutlaka Türkçe cümle yapısını öğrenmeniz gerekir.

Verb (v)Fiil/eylem

go – come – sleep – swim – run – walk etc.

e.g. I go to school everyday. (Ben hergün okula giderim.)Noun (n) – isim

table – chair – glass – pencil – book etc.

e.g. There is a book on the table. (Masanın üzerinde bir kitap vardır.)

Adjective (adj) - sıfat

beautiful – old – young – dirty – handsome – long etc.

e.g. I have a beautiful gilrfriend. (Güzel bir kızarkadaşım var.)

Adverb (adv) – zarf

slowly – fast – More >