Eğitim Öğretim Bilgi arşivi
İngilizce Ders notları
WOULD YOU LIKE…? I’D LIKE…
9 Mar
● “Would you like…?” kalıbı bir şey teklif etmek için kullanılır.
Examples;
A: Would you like some tea? (Çay alırmıydınız?) B: No, thank you. (Hayır, teşekkür ederim.) A: Would you like coffee? (Kahve ister misiniz?) B: Oh, no. (Hayır) A: Then, what would you like to drink? (O halde ne içmek istersiniz?) B: Coke, please. (Kola lütfen.)
Örneklerde görüldüğü gibi “would you like” kalıbı nazik bir şekilde birşey teklif ederken kullanılır. İngilizce’de “Do you want” sorusuyla aynı anlamdadır ama daha naziktir.
● “Would you like to…?” kalıbı birisini birşey yapmak için davet ederken kullanılır.
Examples:
Would you like to come to my birthday party? (Benim doğumgünü partime More >
ADJECTIVES (SIFATLAR) COMPARATIVE AND SUPERLATIVE FORMS
9 Mar
Sıfatların “comparative” ve “superlative” formları İngilizce’de farklı nesneleri mukayese etmek için kullanılır. Comparative form iki nesne arasında farkları anlatmak için kullanılır. Örnek: New York is more excitin than Seattle (New York Seattle’dan daha heyecanlıdır.)
Superlative form ise üç veya daha fazla şey hakkında konuşurken “en” uzun, “en” kısa gibi ifadelerle bir tanesini ayırmak için kullanılır. Örnek: New York is the most exciting city in the USA (New York Amerika’nın en heyecan verici şehridir.)
Comparative adjective’lerin kullanımıyla ilgili aşağıdaki tabloya bakınız.
Tek heceli sıfatlar;Sıfatın sonuna “er” ekleyin
Örnek: cheap – cheaper / hot – hotter / high – higher
Örnek cümleler Yesterday was hotter than today. (Dün bugünden daha sıcaktı)
İki, üç More >FUTURE TENSES (WILL AND GOING TO)
9 Mar
“GOING TO” FUTURE TENSE TABLO
USE 1“Will” to offer something (Bir şey teklif etmek için) “Will” often suggests that a speaker will do something voluntarily. A voluntary action is one the speaker offers to do for someone else. (Bir iş gönüllü olarak yapılacağı zaman “will” kullanılır. Bu gönüllü eylem konuşan kişinin karşısındakine yaptığı tekliftir.) EXAMPLES: A: I’m really hungry. (Gerçekten çok açım.) B: I’ll make some sandwiches. (Sana biraz sandviç hazırlıyım.) A: I’m so tired. More >
PRESENT CONTINUOUS
9 Mar
Present Continuous Tense Türkçe’deki şimdiki zamanın ifadesidir.
Auxiliary Verbs: am/is/are
ÖRNEK TABLO USE 1 Now (Şimdi)
Use the Present Continuous with Continuous Verbs to express the idea that something is happening now, at this very moment.
(Present Continuous Tense bir şeyin tam şu anda olduğunu veya yapıldığını anlatmak için kullanılır.) EXAMPLES (ÖRNEKLER)
You are learning English now. (Şu anda İngilizce öğreniyorsun.)
You are not sleeping now. (Şimdi uyumuyorsun.)
I am sitting. (Oturuyorum.)
I am not standing. (Ayakta durmuyorum.)
What are you doing? (Ne yapıyorsun?)
Why aren’t you doing your homework? (Niye ödevini yapmıyorsun?) USE 2 Longer Actions in Progress Now (Halen devam eden uzun süreli olaylar)
In English, now can mean “this second,” “today,” “this month,” “this year,” More >
PAST CONTINUOUS TENSE
9 Mar
PRESENT PERFECT TENSE
9 Mar
PRESENT PERFECT TENSE
FORM Present Perfect [HAS / HAVE] + [past participle]Türkçe’de böyle bir zaman olmadığı için İngilizce öğrenen Türklerin en çok zorlandıkları zaman Present Perfect Tense’dir. Kuralları hemen öğrenilse de kullanımını iyice özümsemek için bir süre geçmesi gereklidir.
EXAMPLES:
I have seen that movie many times. (Bu filmi birçok kez seyrettim.)
I have never seen that movie. (Bu filmi hiç seyretmedim.) “PRESENT PERFECT TENSE” TABLO
● USE 1 Unspecified Time Before Now
We use the Present Perfect to say that an action happened at an unspecified time before now. The exact time is not important.
(Present Perfect Tense geçmişte belirsiz bir zamanda yapılmış bir eylemi More >
EDATLAR PREPOSITIONS
9 Mar
PREPOSITIONS
(EDATLAR)
Türkçe ile batı dilleri arasındaki en büyük farklılık edatların kullanımındadır. Türkçe’de edatlar hangi ismi etkilerse o ismin sonrasında gelir. Inglizce’de ise edatlar isimden önce gelirler.
İngilizce’de edatların kullanım yerleri ismin yanıdır. Ama ismi nitelemezler. Çünkü ismi niteleyen sıfatlardır. Tanımından da anlaşılacağı gibi edatlar, tek başlarına kullanılmayan, bir isim ile kullanılp o ismin anlamını tamamlayan kelime gruplarıdır. Edatlar ism ile beraber kullanıldıklarından
Bir cümlede çeviri yaparken edatların etkilediği ismi bulmak problemlidir. Çünkü edatların İngilizce’deki kullanımı Türkçe ile terstir. Edatları basit ve karışık olarak iki grupta inceleyeceğiz.
Basit Edatlar
In: içinde
At: …de, …da
Into: içinde (haraket olduğunda)
On: üzerinde (statik olarak)
Onto: üzerinde (hareketli)
Under: altında
Up: yukarıya, yukarıda
Down: More >
ŞAHIS ZAMİRLERİ SUBJECT PRONOUNS
9 Mar
SUBJECT PRONOUNS
(ŞAHIS ZAMİRLERİ)
İngilizce’de ilk olarak öğrenilmesi gereken temel kelimeler zamirlerdir. Bu kelimeler Türkçe’de olduğu gibi isimlerini yerine kullanılır ve “zamir” diye adlandırılır. Doğadaki her bir nesnenin mutlaka bu zamirler tarafından bir karşılığı vardır. Cümlenin “öznesi” konumundabaşta bulunurlar ve cümle içinde başka bir görevleri yoktur, yerleri asla değiştirilemez.
I ……. Ben
You … Sen, Siz
He ……. Erkekler için O
She ……Bayanlar için O
It ……. Cansız ve hayvanlar için O
We …… Biz
They … Onlar
İngilizce cümle yapısını incelediğimizde her zaman Subject (Özne) – Verb (Eylem) – Object (Nesne) ana formülüyle karşılaşırız. Bu formülde zamirler her zaman “S” konumundadır.
EXAMPLES
I am a teacher (Ben bir öğretmenim)
She is ill (O -kız- hastadır).
They are playing football. More >
Cümlenin öğeleri Sentence elements
9 Mar
(Cümlenin Öğeleri)
İngilizce öğrenmek isteyen herkes öncelikle İngilizce cümle yapısını tanımalıdır. Şimdi kısaca cümle ögelerine bir göz atalım. Eğer Türkçe dilbilginizin zayıf olduğunu düşünüyorsanız önce mutlaka Türkçe cümle yapısını öğrenmeniz gerekir.
► Verb (v) – Fiil/eylem
go – come – sleep – swim – run – walk etc.
e.g. I go to school everyday. (Ben hergün okula giderim.)► Noun (n) – isim
table – chair – glass – pencil – book etc.
e.g. There is a book on the table. (Masanın üzerinde bir kitap vardır.)
► Adjective (adj) - sıfat
beautiful – old – young – dirty – handsome – long etc.
e.g. I have a beautiful gilrfriend. (Güzel bir kızarkadaşım var.)
► Adverb (adv) – zarf
slowly – fast – More >